gecse ama bitmese



" zaman " a dair tuhaf bir takintim var...

hizli yada yavas ilerlemesinin tamamen ruhsal durumuma bagli oldugu gercegini biliyor olmam, bu konu uzerinde dusunmemi engelleyemiyor.

bir de tabi yaş durumu var.iste bir diger gercek,yaşınız ilerdikce yasadiklarinizi daha farkli bir sekilde sorgulamaya basliyor ve gelecege dair planlariniz zamanla fazlasiyla baglantili oluyor.cunku biliyorsunuz ki artik -20 li yaslarin basindaki,universiteden mezun olmus,gercek hayata yeni adim atan biri degilsiniz-


20 yasindayken 10 yıl sonrasi yas 30 dur ama 30 yasindayken 10 yıl sonrasi 40 tır.


farkindayim fazla ( 2+2=4) seklinde bir cumle oldu ama gercek bu...


anı temizligi




aldıgım bazı yeni esyaların, yerlestirilebilmesi icin odamda duzenleme yapmam gerekti. tum gunumu aldı tabi.
uzun zamandır birikmis artık kullanılmayan esyalar, okunmus dergiler-kitaplar,ajandalar,gunlukler, ortaokul donemimden atlaslar,dolmakalemler...

en onemlisi de anılarıma dair olanlar...
universite donemime ait ajandalarım, hatıra niyetine saklanan ufak-tefek esyalar.bir kısmı yine saklanmak uzere kaldırıldı.

eski sevgili (ye) ait atmaya -nedense- kıyamadıgım yine esyalar-yazılar-hediyeler, biletler,yemek yenilen bir yere ait ıslak mendil,bir adet tobleron cikolata kutusu,vs...
hatta gelen bir hediyenin kargo posetini bile saklamısım kutularda.yaklasık 7 - 8 ay once de bir temizlik esnasında elim gitmisti ancak kalsın demistim henuz hazır degilim elimde kalan son anı parcalarını yok etmeye.
sonucta yaptım.
hersey teker-teker ve gozumde bir damla yasla birlikte atıldı.( iki sey haric )

puuuffff

onemli olan tek birsey var aslında.
ruhumun temizligi.
onun icin de calısmalarım suruyor hala...

olan-biten



-- bir yıl olmus bile bloga yazmaya baslayalı.ne kadar berbat bir ruh halinde oldugumu hatırlıyorum da...yapabilecegim tekseyin beklemek oldugunu anlamıstım.bu nedenle zamanın bir an once-hızlıca gecmesini istiyordum.evet zaman gecti,geciyor....
tabi ki acılarda.
ama iste icinde kalan bir sızı var ya, o hicbiyere gitmeyecek.

-- biraz daha sakinim artık.mutluluk uzak belki ama en azından
-huzurlu- olabilmek derdim su an.

-- baharın kokusunu hissetmek guzel sey.

-- is arkadaslarım yaz tatili icin planlarına basladılar bile.
ben de galiba hayatımda ilk kez " yalnız tatile gidebilir miyim acaba " diye dusunuyorum.tekbasıma-ozellikle de daha once gitmedigim bir yere gidersem keyif alabilir miyim emin degilim.o yuzden cekinerek bakıyorum bu duruma.
ama bilmiyorum, neden olmasın ki ??

-- 2008 yılı icin yaptıgım planlarımda cok yavas da olsa ilerledigimi hissediyorum.

-- hayatın tuhaf karmasasında " basit hayat" ı yakalayabilmek istiyorum artık.

yaza-bilmek




yazmak tuhaf bir hal alıyor bazen ben de.o tuhaf hallerden biri de yazmayı istemek ama yazamamak.
aklımda dolasanları-ucusan kelimeleri toplayamamak bir cümle icine.
bugunlerde ki durumum da bu...


"bu şiirimi unutmuşum:
bir cep defterinin/ arka sayfalarında, kimbilir nerede,
iki/ çırpıda düşmüş harflerim, bir bekleyiş/ sırasında belki, ayaküstü, belki bir kahvede,
bacak bacak üstüne atmışım, dizimde defter,
elyazım her zamankinden gergin, titremiş/ birkaç kelimede, sonra açılmış pupa yelken,
sanırım denize doğru,
geceyarısı, korkusuz"

Enis Batur dan...


olan biten


notlar ;

 * is herzaman oldugundan daha stresli ve yogun geciyor.bakalım nasıl atlatacagım.
 * hafta sonu iznik teydim.temiz hava ve gunes de eslik edince keyifli vakit gecirdim.gol boyundaki     evler cok güzel.her gordugum sey birer fotograf karesi olarak canlandı gozumde. malesef     makinem yanında degildi.
 * ne kadar hosuma gitse de aslında havaların bu kadar iyi olması - yagıs olmaması hayra alamet    degil.yazın yine susuzluk bekliyor bizi galiba.
 * herkes - herseyi cok biliyor ya, ondan bu cok konusmalar...
 * dün gece "deprem" birkac saniyeligine de olsa ben burdayım dedi :(
 * yine zaman yetmiyor bana.kitap bile okuyamıyorum.kendim icin hicbirsey yapamıyorum.kötü.
 * saglıma dikkkat etmem gerekiyor. asırı yorgunluk hallerim basladı yine.
 * planlarımı tekrar gözden gecirmek ve harekete baslamam gerek.
 * acilen toparlamam lazım ruhumu !!!

günes ( azıcık )



yalancı bahardayım ben de , tıpkı havalar gibi...
sabahları günesle uyanmak gibisi yok ! üsümeden yataktan kalmak, fırlatmak üzerindeki yorganı.
hic olmadıgım kadar dinc olmak ( ? )
ondan iste " hep denizle-günesle-maviyle olsam " diye ic gecirmelerim,hayallerim...
biliyorum ki oralarda da hersey laylaylayy seklinde degil.


ama olsun en azından sabahları 1 - 0 öndesin.


berke ve irem


yegenlerim...
iki tane dünya tatlısı.somestr tatili nedeniyle 4 gündür bizimle birlikteler.onlarla zamanın nasıl gectigini farketmiyorsun bile. aslında zamanın hic yetmedigini o kadar iyi anlıyorsun ki.
isten sonra eve gidip onlarla vakit gecirebilmek ( nekadar kısıtlı da olsa anlar )  o cocuk saflıklarına ortak olabilmek en basitinden bir sakaya-kelimeye-bakısa bile dakikalarca gülebilmek ne güzel...
onlar bitmeyen enerjileriyle oradan oraya kostururken ben peslerinde nefessiz bir halde.
bu ham vucutla  :)


cocuklar hayata oyle bir bag ki..